26 Nisan 2016 Salı

Logolu Butik Kurabiye

İnsanlar söylediklerinizi ya da yaptıklarınızı unutur, ama onlara neler hissettirdiğinizi asla unutmaz." ~ Maya Angelou ~  Butik Kurabiye Yaşamınızın kontrolü sizde değil. Öyle olduğunu düşünebilirsiniz, ama yanılıyorsunuz. Elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz. Bu kitabı kapatabilirsiniz. O sandalyede oturmaya devam edebilirsiniz. Ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz. Ne isterseniz yapabilirsiniz. Ama sorun şurada: Ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz. Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun o kadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz. Ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar. Bu nedenle, hayatınızı yaşamaya devam edin. Ne isterseniz yapın. Kurabiye Sadece 'isteklerinizin' tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın. Samantha Zinser 3 Mart 1991 ÖNSÖZ 8 EKİM 2005 Saat 23:09 (Yargı Gecesine 2 yıl, 84 gün kala) Dr. Elliot Dietrich sağanak yağmur altında koşarak basamakları çıktı. Cebini bir an karıştırdıktan sonra evinin anahtarını çıkarttı ve kilide soktu. Ama çeviremedi; kapı zaten açıktı.

Dietrich midesinde bir burulma hissetti. Yağmur kalan birkaç tel saçını da kafa derisine yapıştırırken anahtar elinde, donup kaldı. Şeker Hamuru Kapıyı kilitlemeyi asla unutmazdı. Evine birileri girmişti. Ve o birileri belki hâlâ evin içindeydi. Beyni ona kaçmasını haykırıyordu. Arabaya bin ve sür! Ama nereye? Eğer onu bir kez buldularsa yine bulurlardı. Ayrıca her şeye yeniden başlayabilir miydi? Daha gençken bile yeterince zor olmuştu bunu yapmak. Ve aradan çok zaman geçmişti. Korku kalbini bir mengene gibi sıktı. Ya sadece kapıyı kilitlemeyi unutmuşsa? Söz kurabiyesi Belki de basit bir dikkatsizlikti. Ya tüm yaşamını aptalca bir hata nedeniyle geride bı-raktıysa? Başını iki yana salladı. Deliceydi düşündükleri. Artık korku içinde yaşamak zorunda değildi. Öyle mi? O zaman neden halâ takıyorsun kolyeyi? Sinirli bir dokunuşla gömleğinin alündaki zinciri yokladı.

Onu o kadar uzun süredir takıyordu ki, artık varlığının bile farkında değildi. Evde birisinin olmadığından bu kadar eminsen, Nişan Kurabiyesi neden çıkartmıyorsun o şeyi? AdamFawer Dietrich orta yolda karar kıldı. Kolyeyi çıkartmayacaktı. Ama kaçmayacaktı da. Derin bir soluk alıp ağır kapıyı itti. Kapı gıcırdayarak açıldı. O sesi daha önce hiç farketmemişti. Ama daha önce hayatından endişe ederek eşikte iki dakika da geçilmemişti hiç. İçeriye girince ayakkabıları zeminde ıslak bir ses çıkarttı. Eliyle duvarı yoklayarak düğmeyi buldu ve ışığı açtı. Karşısındaki süzgün benizli adamı görünce neredeyse kalp krizi geçirecekti. Logolu Kurabiye Gördüğünün holdeki aynada yansıyan kendi yüzü olduğunu anlayana kadar neredeyse kapıdan fırlıyordu. Güldü, ama çıkan ses boş ve biraz da titrekti. İçeriye girip kapıyı ardından kapattı, emniyet zincirini yuvasına geçirdi. "Hey!" diye seslendi ürkekçe. "Kimse var mı? Polise haber verdim bile... O-o-nun için buradan hemen çıkıp gitsen iyi olur." Kulaklarını kabartıp dinledi, ama kendi sık soluk alışının yanında duyabildiği tek ses pencerelere vuran yağmur damlalarından geliyordu. Paranoyakça davranıyordu. Evde birileri olsa o zamana dek bir şeyler yapmış olurlardı, değil mi?