Gaspard’ın yan tarafındaki Kate ise bu sıcak sohbet ve dosduk
halkası içinde ışık saçıyordu. O buraya aitti -gün gibi ortadaydı. Butik Kurabiye Bakışlarım masayı taradıktan sonra Ava’nınkilerle buluştu. Bir bana
bir Kate’e bakıp duruyordu, bir şeyleri kavradığını fark ettiğim sırada
yutmaya çalıştığım tavuk parçası boğazıma takıldı, boğulacak gibi
oldum. Ava eğlenen bir edayla bana baktıktan sonra Charlotte’la
sohbetine geri döndü.
Ambrose sırtıma vurdu. “Çiğneyerek, dostum.
Söyleyene bak -kepçeyle götürüyorsun,” dedim, suyumdan çabucak
bir yudum alarak.
“Kaloriye ihtiyacımız var herhalde. Kurabiye Düğün hazırlıkları beni bugüne
kadar numalarla olan bütün çarpışmalarımdan daha çok yoruyor,”
dedi. Charlotte da dirseğiyle onu hafifçe dürttükten sonra yanağına
bir öpücük kondurdu. Bunu gören Kate de masanın altından
Vincent’ın elini tuttu. Nereye baksam kahrolasıca aşk vardı. Bo
ğazımı temizledim.
E, Gaspard, Bran ne zaman geliyor?” diye sordum İngilizce, misafirlerimiz
de anlayabilsinler diye. “Gold, Ava’nın onunla bilhassa
görüşmesini istedi.”
“Ah, işte o konuda biraz sıkıntı var,” diye yanıtladı Gaspard. Şeker Hamuru “Bran’in oğullarının annesi rahatsızlanmış. Galiba hastanede ama
ciddi bir şey yok, çok şükür. Ama Bran’in çocuklarına bakması gerekiyormuş,
o yüzden düğüne gelemeyecek.”
“O zaman biz ona gitmek durumundayız!” deyiverdi Ava pat
diye.
