Gaspard elini Ava’nın elinin üzerine koydu. “Plan da o zaten, tatlım. Butik Kurabiye Bran bu hafta sonu seni Brittany’ye davet ediyor.”
“Oraya nasıl gideceğim?” diye sordu Ava. Bu plan değişikliği
onu belli ki germişti: Çatalını öyle sıkıyordu ki parmak boğumları
bembeyazdı.
“En kolay yol arabayla gitmek. Sana seve seve eşlik ederdim de,
bütün bu düğün hazırlıkları varken, korkarım ki-”
“Ben götürürüm,” dedim, Gaspard’m sözünü keserek. Ava gözlerini
dikip şaşkınlıkla bana baktı. “Gold Fransa tur rehberin olmamı
istedi de,” diye açıklama yaptım, aslında sebep bu olmasa da. Neden
böyle bir teklifte bulunduğumu Kurabiye ben de bilmiyordum-herhalde
onun paniğiyle ve benim yardım etmek için bir şeyler yapmam gerektiği
hissimle alakalıydı.
“Evet, elbette, en güzeli o olur,” dedi Gaspard.
“Faust da üçüncümüz olur,” diye ekledi Ava alelacele.
“Olmaz,” dedi Faust. “Ben ölülerin uykusunu uyuyor olacağım.”
“Sen bu hafta sonu uykuda mısın?” diye sordu Ava, ses tonunda
suçlamayla.
“Hey, uçakta sana eşlik etmek üzere uyanıktım ya,” dedi Faust
omuz silkerek. “Hem düğün hem eve dönüş yolculuğu için de uyanık
olacağım. Şeker Hamuru Brittany’ye giderken de artık başka bir üçüncü bulursunuz,
olmaz mı?”
“Oraya gidiş gelişte emniyetin konusunda endişelenme,” diye
Ava’ya güvence verdi Vincent. “Fransa’daki numa faaliyetleri rekor
düzeyde düşük -üçüncüye ihtiyacınız olmaz.”
“Kate’in süper-Şampiyon-numa-görme yeteneği sayesinde,” diye
lafa girdi Ambrose.
Katese kaygısız bir böbürlenmeyle tırnaklarına üfleyerek cevap
verdi, Ambrose kahkahayı patlatınca da sırıttı.
