23 Nisan 2016 Cumartesi

Butik Kurabiye tarifleri

Dirseklerimin üzerinde doğrulup “Önemli değil. Gelsene,” Butik Kurabiye dedim ama der demez pişman oldum. Onu görmek istiyordum, ama gitmesine ihtiyacım vardı. Gözlerimdeki mücadeleyi gördü, ardından kanepeye baktı -bir iki vahşi, tutkulu an boyunca benim oldu­ ğu o tarihi kanepeye— ve yüzü kızardı. “Seninle irtibat kurmayı denemedim çünkü istemeyeceğini dü­ şündüm,” dedi. Buna verilecek doğru bir cevap yoktu, ben de sessizce onu seyrettim. “Ama madem şimdi buradasın, konuşuruz diye umuyorum,” dedi, hâlâ kapı eşiğinde dikilerek.

Bekliyordu, bir şey söylemek zorundaydım. “Peki, konuşalım.” Kayıtsız görünmeye çalışıyordum, ama yüre­ ğim saatte milyon kilometre hızla atıyordu ve nefes almakta güçlük çekiyordum. “Ben biraz cam açayım.” Lanet kanepeden kalkıp arka arkaya Kurabiye birkaç pencere açtıktan sonra geri dönüp ortada serili kilimin üstüne bağdaş kurarak oturdum. Karşıma oturması için ona işaret ettim, o da gelip oturdu. Kaçmadan gözlerine bakmaya çalışarak konuşmasını bekledim. O gözler. Göğsümü acıtıyordu. “Özür dilemek istiyorum,” diye başladı söze. “Özür dilemek zorunda değilsin—” dedim, ama beni susturmak için elini havaya kaldırdı. 5